TS 9111 Standartı

572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na “Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için, imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda Türk Standartları Enstitüsü’nün ilgili standartlarına uyulması zorunludur” hükmü eklenmiştir.

Türkiye’de özürlüler için ulaşılabilir yapılı çevreler oluşturulmasının ikinci önemli ayağı olarak görülebilecek diğer mevzuat düzenlemesi, 01.07.2005 tarihinde kabul edilen 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanundur.

Söz konusu komisyonun oluşturulma şartları 22.04.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Yapılarda Özürlülerin Kullanımına Yönelik Proje Tadili Komisyonları Teşkili, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde belirlenmiştir.

5378 sayılı Kanunda başta yerel yönetimler olmak üzere görev ve sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşları doğrudan ilgilendiren ve önemli sorumluluklar getiren iki madde daha bulunmaktadır; Geçici 2’ inci maddede “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir.” hükmü yer almaktadır. Özel konut alanları dışında hemen hemen tüm kentsel
alanların sıralandığı ve her kademeden belediyeyi ve yapılı çevre ile ilgili hizmet ve görev yapan kamu kurum ve kuruluşlarını yakından ilgilendiren bu hüküm mevcut yapılaşmış alanlar için özürlülerin kullanması için bir dönüşümü emretmektedir. Var olan açık alanlarda ve binalarda mevcut engellerin tespit edilerek kaldırılması veya iyileştirilmesi yoluyla kullanılabilir hale getirilmesi
ve teknolojik çözümleri de içeren gerekli ek donanımlarla özürlüler için ulaşılabilir yaşam çevreleri oluşturulması için tanınan süre 2012 yılında sona erecektir.

Özürlüler Kanunu kapsamında, 12.07.2006 tarih ve 2006/18 sayılı Başbakanlık Genelgesi yayımlanarak geçici maddelerin hayata geçirilmesinin hızlandırılması
amaçlanmıştır. Genelgede, yapılı çevrenin ulaşılabilir hale getirilmesinde en büyük görevin yerel yönetimlere düştüğü belirtilerek, yapılacak düzenlemelerin,
belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanacak eylem planları doğrultusunda gerçekleştirileceği ve bu eylem planlarının kısa (2005-2007), orta (2008-2010) ve uzun (2011-2012) vadeli olarak hazırlanması emredilmektedir. Belediyelerin bu düzenlemeleri TSE’nün ilgili standartlarına uygun biçimde yapmaları, satın alacakları, kiralayacakları veya denetimlerinde bulunan toplu taşıma araçlarının özürlülerin kullanımına uygun olmasını sağlamaları da yine yönetmelikte
vurgulanan hususlardır.

Diğer yandan, 12.09.2008 tarihinde tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilen Başbakanlık Talimatıyla, konuyla ilgili mevzuat hükümlerine dikkat çekilmiştir. Yapılan düzenlemelerin standartlara uygun olmadığına değinilerek yeni yapılaşma alanlarında veya yeniden düzenleme yapılan alanlarda ve kamu binalarının veya kamunun kullanımına tahsis edilmiş bulunan diğer yapılarda, mevzuata uygun şekilde düzenlemelerin yapılması için gereken önlemlerin alınması zorunluluğu bir kez daha vurgulanmıştır.

TS 9111/Nisan 1991: Özürlü İnsanların İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi Kuralları Standardı, bina yakın çevresi, bina girişi, bina içinde dolanma, konutlardaki birimlerin özellikleri ve yer kaplama malzemesi, kapılar, merdivenler gibi ulaşılabilir binaların genel olarak taşıması gereken özellikleri, her özür grubunun gereksinimlerine yer vererek sunan önemli bir rehberdir.Ulaşılabilirliğin sağlanması için uygun genişlik, yükseklik ve alan ölçüleri, eğimler, kaplama malzemeleri, sesli ve görsel ek donanımlar, hissedilebilir donanımlar, renklendirme bilgilerinin yanında, tekerlekli sandalye kullanıcısının gereksinim duyduğu mekansal ölçülere de ayrıntılı olarak yer verilmiştir. Örneğin bina içinde kullanılacak olan asansörlerle ilgili gerekli teknik bilgilerin yanında, kabin önünde bulunması gereken sahanlığın ölçü ve niteliği, çağırma düğmelerinin yüksekliği, sesli ve görsel uyarıcılara, bunun yanında kabin içinin ölçü ve kontrol elemanlarının özelliklerine standartta yer verilmiştir. Bu standart, ülkemizde çok önemli ve gerekli bilgilendirici bir doküman niteliğinde olsa da, gerek ismi, gerekse kapsamı açısından güncel gereksinimleri karşılamadığı saptandıktan sonra revize edilmesine karar verilmiştir. Revizyon çalışmasının raportörlüğü Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü (Mülga Özürlüler İdaresi Başkanlığı) tarafından yapılmış ve Teknik Komite, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Mersin Üniversitesinde görev yapan öğretim üyeleri ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığında (Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı) görev yapan ilgili teknik elemanlardan oluşturulmuştur. Standart TSE Teknik Kurulunda 22 Kasım 2011 tarihinde onaylanmıştır.

TS 12576/ Nisan 1999: Şehir İçi Yollar- Özürlü ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde, Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemlerin Tasarım Kuralları Standardı, kaldırım, yaya yolu, sokak, cadde, meydan, yaya geçitlerinde hareket etmekte güçlük çeken kişiler için alınması gereken önlemleri ve uygulanması gereken işaretlemelerin tasarım kurallarını anlatan bir kaynak niteliğindedir.Açık alanlarda kullanılacak olan rampaların, merdivenlerin, kent mobilyalarının ve diğer donanımların yanında bilgilendirme donanımlarının ulaşılabilirliği sağlaması için nasıl düzenlenmesi gerektiği, standartta ele alınan konular arasındadır. Ayrıca, kamu kullanımına açık telefon kulübeleri ve genel tuvaletler, standardın kapsamı içinde yer almaktadır. Bu Standardın da güncel gereksinimleri karşılaması amacıyla üzerinde çalışma yapılmaktadır.

TS 12460/Nisan 1998 Şehir İçi Yollar- Raylı Taşıma Sistemleri Bölüm5: Özürlü ve Yaşlılar İçin Tesislerde Tasarım Kuralları Standardının, raylı taşıma sistemi hizmeti sunan kurum ve kuruluşlar tarafından göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu standart, özürlülerin bu sistemleri rahat ve güvenli biçimde kullanabilmesi için gereken koşulları ele almaktadır. Bu kapsamda, otoparklar, diğer toplu taşıma ve taksi durakları, tesise ulaşımda kullanılan yaya geçitleri, çevre aydınlatması ilk bölümde yer verilen konulardır. İstasyon girişleri, tesislerin içinde yatay ve düşey hareketlilik için gerekli düzenlemeler, asansörler, platformlar, bilgi ve uyarı sistemleri, aydınlatma, tuvalet ve döşeme malzemeleri konularında bilgilerin yanında, trenlerde yapılması gereken düzenlemelere de bu standartta yer verilmiştir.

Özürlüler Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında belirtilen süre Temmuz 2012’de dolmaktadır. Kanunun tanıdığı sürenin tükenmesinden sonra özürlülerin hukuki haklarını aramaları sürecinin başlayacağı unutulmamalıdır.

Bu çerçevede; ilgili tüm kesimleri, yaptıkları uygulamalar ve verdikleri hizmetleri ulaşılabilir olarak hayata geçirmeye davet ediyoruz…

Türkiye’nin 30 Mart 2007’de imzaladığı, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 5825 sayılı Kanunla 3 Aralık 2008 Dünya Özürlüler Günü’nde onaylanması uygun bulunmuş ve Bakanlar Kurulu’nun 27.5.2009 tarih ve 2009/15137 sayılı kararıyla da onaylanmıştır. Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin 3. maddesindeki Genel İlkeler’de Sözleşme’nin dayandığı ilkeler arasında “erişebilirlik” de sayılmaktadır. Buna göre, “Taraf Devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır.”

Ancak, mevzuattaki ve yazılı dokümanlardaki gelişmelere, ilgili yasal düzenlemeler ve bilimsel yayın sayısındaki artışa, yapılan çok sayıda toplantıya ve alınan kararlara karşın mevcut yaşam çevrelerimizde erişimdeki engellerin azaltılmasında, fiziksel erişilebilirlik hususunda düzelmelerin çok yavaş ilerlediği izlenmektedir. 2012 Temmuz az bir süre kalmışken, özürlülerin ve tüm bireylerin engelsiz erişimleri ve genel anlamda “erişilebilirlik” konusunda yapılacak işlerin pek de az olmadığı düşünülmektedir.Bu düşünce, aynı zamanda, daha yaygın uygulamalar için, erişilebilirlik ile ilgili bakış açımızın da yeniden gözden geçirilmesinin yararlı olacağı görüşünü içermektedir. Bu arayışın, son dönemdeki ilgili dokümanlarda da yer bulduğu izlenmektedir.